
2 dk okuma
İkinci hafta krizi: defterler neden orada bırakılıyor
Birçok defter ilk haftayı sorunsuz geçiyor, asıl kırılma ikinci haftada oluyor. Sebebi disiplin değil, biriken boşluk.
Ne yazacağını düşünme, sadece cevapla. Sayfada tarih olmayınca, ara verdiğin gün boş bir sayfa olarak seni beklemez.

Her yılın başında yeni bir ajanda alıp üçüncü haftada rafa kaldırmak. Bunu daha önce de yaşadın, değil mi?
İlk sayfalar özenle doldu, sonra bir gün atlandı, sonra iki. Açtığında seni bekleyen boş tarihler, devam etmeyi yeniden başlamaktan zor hale getirdi.
Sorun sen değilsin. Atladığın her günü boş bir sayfayla hatırlatan format.
Aynı defter, iki farklı sayfa. Biri ne yazacağını da senden bekliyor, diğeri yalnızca bir cevap.
İlk hafta her şey yolunda. Sekizinci gün bir şey araya giriyor, dokuzuncu gün de. Onuncu gün ajandayı açtığında seni iki boş sayfa karşılıyor.
Artık devam etmek, en baştan başlamaktan zor geliyor. Birçok defter tam burada rafa kalkıyor.
Tarihsiz bir defterde boş günler birikmez. Ara verdiğinde sayfa yerinde durur; döndüğünde bir sonraki soruyla devam edersin.
“hep özenip hiç kullanamadığım nevale”
Journition bültenine katıl; günlük tutmaya dair yeni yazıları ilk olarak e-postana gönderelim. İstediğin zaman tek tıkla ayrılabilirsin.